Son Dakika
26 Haziran 2020 Cuma

14 Aralık 2019 Cumartesi, 11:01

İYİ Parti Tarsus İlçe Başkanı Daniyel Mercan, kahvaltılı B asın toplantısı düzenleyerek, yerel ve genel konulara ilişkin düşüncelerini açıkladı.

Başkan Daniyel Mercan, partisinin ilçe binasında kahvaltıda buluştuğu gazetecilere hitaben yaptığı konuşmasında sözlerine, “İYİ Parti;  mevcut iktidarın ayrıştıran, kutuplaştıran, kendileriyle hareket edenlerin doğru, farklı düşünenlerin ise hain, kötü, gerektiğinde terörist diye tanımladığı ve ötekileştirdiği siyasal ortamda hukuk ve demokrasi mücadelesi adına kararlı, ilkeli ve cesur insanların bir partisidir.” Diyerek başladı.

Mercan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ İYİ Parti’nin siyasi görüşü; ayrıştıran değil birleştiren anlayışla cumhuriyetin kurucu değerlerini benimseyen ve savunan demokrat, milliyetçi, akılcı ve çağdaş yapıyı esas alan vatan millet bütünlüğünü savunan insanları din, mezhep,  soy, sop ve meşrep ayrımı gözetmeksizin Türk milletine mensubiyet duygusu hisseden herkesi ve her kesimi kucaklayan bir partidir.

İYİ Parti; ülke ve dünya gerçekleriyle hareket eder. Ülkemiz Cumhuriyetle birlikte tebaa anlayışından millet esasına dayanan yapıya kavuşmuştur. Milletin adı Türk Milletidir.

Batı; bireysel hak ve menfaatlerin kazanımında, demokrasi ve demokrasinin işleyişinde ve özellikle güçler ayrımı ilkesinde bedel ödeyerekten demokrasi kazanımını sağlamıştır. Bizde de bu değerler cumhuriyetle birlikte kazanılmıştır. Cumhuriyetle birlikte ülke yönetimine  gelen siyasi iktidarlar kaynağını milletten alan anlayışla (darbe dönemleri hariç) milletimize eksisi ve artısıyla hizmet etmeye gayret göstermişlerdir. Mevcut iktidar da cumhuriyet imkanlarını kullanarak millet iradesiyle hizmet için görevlendirilmiştir. Fakat iktidar cumhuriyetin temel değerleriyle çatışarak, önce referandum ardından da 24 Haziran 2018 de yılında yapılan seçimle partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında başkanlık sistemine geçerek tek adam rejimini hayata geçirmiştir.

Hal böyle olunca güçler dengesi zaafa uğramış, parlamento işlevini yitirmiş, kurumlar asli görevlerini yapamaz hale gelmişlerdir, kontrol mekanizması ortadan kalkmış milletin geleceği tek adam eline bırakılmıştır.

Oysaki vaad edilen bu sistem geldiğinde ülkemizin çağ atlayacağı , gelir adaletsizliğinin ortadan kalkacağı, hukuk ve demokrasinin zirve yapacağı, sosyo-ekonomik açıdan ülkenin refaha ereceği, terörün bitirileceği , iç ve dış siyasette daha güçlü olunacağı konusunda güvence verilmişti.

18.’nci ayını daha doldurmadan bu düşünce ve sistem iflasını gerçekleştirmiştir. İYİ Parti hal böyleyken cumhuriyetten ve Türk Milletinin edindiği tecrübeler ışığında yeniden güçler ayrılığını esas alan güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemi tekrar hayata geçirmenin azim ve kararlılığı içindedir.

Ekonomide gelir adaletsizliğinin neticesinde insanların gelir düzeyi daha da küçülmüş,mevcut düzenden beslenenlerin servetine servet kattığı ortamda, yoksulluk sınırının açlık sınırıyla yarıştığı ortamda orta direk tamamen çökmüştür.  Tarım çökertilmiş, tarımsal alanda istihdam sağlanamadığı için tarımsal nüfus şehrin acımasız hayatına terk edilmiştir.

Tarımda girdi maliyetlerinin yüksekliği, pazarlama sorunu, bir çok tarımsal ürünün ithalatla karşılanmaya çalışılması üreticileri tarımdan uzaklaştırmıştır.

Ülkenin vergi yükünü çeken emekçi, işçi, memur kardeşlerimizin durumları gün geçtikçe kötüye gitmektedir. Aktif çalışan nüfusun çoğunluğu asgari ücretle geçinme çabası içerisindedir. Emekliler ise emeklilik maaşları yetmediği için hala çalışma hayatının içerisinde mücadele etmektedirler. Emeklilere maaş bağlama oranları ödediği prim miktarına kadar düşmüştür.

EYT’liler ise kaderlerine terk edilmiştir. 80 milyonluk ülkede 20 milyonluk bir kesim bir şekilde sosyal yardım almaktadır. Yoksulluğu ortadan kaldırmak yerine yoksulluğu yönetmek politika olmuştur. İşsizlik had safhaya ulaşmış, genç nüfusun  üçte biri işsiz haldedir.

Sanayici üretimi bırakmak zorunda kalmış, fabrika arsaları inşaat alanlarına çevrilmiştir. Sanayicilerin bir kısmı müteahit olmuş , ısrarla sanayi üretimi yapmaya çalışan sanayiciler de ithalatçı firmalara boğdurularak ya kendileri de ithalatçı olmuş ya da tasfiye olmuşlardır.

Siyasi iktidarın en iyi anladığı inşaat sektörü de çökmüş durumdadır.Vatandaş üst üste yapılan zamlardan, vergilerden ve harçlardan bitap düşmüştür. Toplumsal cinnet ve kadın cinayetleri artmış, sosyal çöküntü ve bunalımlar had safhaya ulaşmıştır.Ülkede depresyon ilaç satışları tavan yapmıştır. Buradan da anlaşılmaktadır ki milletimiz psikolojik çöküntü travması yaşamaktadır.Dış siyasette yalnızlaşılmış bir ülke haline gelinmiştir. Suriyeliler konusunda ise Suriyelileri ülkesine gönderme siyaseti yerine onlara vatandaşlık verilmesi çalışmaları yapılmaktadır.

Genç beyinler yurt dışına gitmek zorunda kalmışlardır.Kesintisiz eğitim sistemi ülkemizde ara eleman yetiştiren sanat okullarını devre dışı bırakarak vasıflı eleman yetişmesini engellemiştir. Her gün değişen müfredatlarla eğitim sistemimiz çökmüş, dünya standartlarının altına düşülmüştür. Fakir çocuklarının eğitimde rekabet şansı ortadan kaldırılmıştır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz