Son Dakika
  • 34 dakika önce
  • 38 dakika önce
  • 44 dakika önce
  • 48 dakika önce
  • 53 dakika önce
  • 57 dakika önce
  • 1 saat önce
  • 1 saat önce
  • 1 saat önce
  • 6 gün önce
21 Ağustos 2019 Çarşamba

31 Temmuz 2019 Çarşamba, 09:11

Seçimi alamayacağı için fason kahraman yaratıp İYİ PARTİ – CHP ittifakı ile belediyeyi CHP’ye teslim
edip kendide kaybeden başkan olmamak için, kumpası kocamaz kurdu.

Servet Koca,Tek eksiğim İl Sekreteri Üzeyir Güleç’e güvenmek. Hakkında yapılan tüm iddiaları reddeden Koca, Kocamaz’ın hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmasının ve 28 Haziran’da yargı önünde aklanmasının ardından ilk kez konuştu.
Yaşanılan süreci tüm detaylarıyla anlatan Koca, 19 Şubat’ta, Kocamaz’ın evrakının verilmediğini saat 17.01’de öğrendiğini belirterek, İl Sekreteri Üzeyir Güleç’in kendilerine Kocamaz’ın başvurusunun Genel Merkez tarafından yapılacağını söylediği için yanlış yönlendirildiği iddiasında bulundu.
Kocamaz’ın, dosyasını bizzat Ankara’ya götürerek İYİ Parti Genel Merkezi’ne verdiğini anlatan Koca, genel merkezden de eksik evrak istenerek ‘Biz işlemleri tamamlıyoruz’ denmesi üzerine, müracaatın oradan yapılacağını düşündüklerini , olaydan haberdar olmasının ardından Kocamaz’ı bilgilendirdiğini ve Kocamaz’ın gerekli evrakı belediyeden temin ettirerek adliyeye gönderdiğini; saat 17.26’da belgelerin Orhan Galip ve Kocamaz’ın avukatı Hüdaverdi Aydoğdu nezaretinde imzasız olarak il seçim kuruluna teslim edildiğini belirten Koca, “Burhanettin Kocamaz’ın müracaat evrakları saat 17.00’den sonra bizim tarafımızdan değil, bizzat kendisinin talimatı ile avukatı Hüdaverdi Aydoğdu nezaretinde teslim edilmiştir” diye konuştu. 19 Şubat akşamı olaydan sonra Kocamaz ile evinde yaklaşık 1,5 saat görüştüğünü ve Kocamaz’ın kendisine belgelerinin neden teslim edilmediğini sorduğunu söyleyen Koca, “Ben de ‘Sizin müracaatınızın genel merkez tarafından yapılacağı yönünde bir talimat olduğu için evrakı bizim teslim edeceğimizi bilmiyorduk’ dedim. Sizi şerefimle temin ediyorum; kutsal bildiğim her şeyin üzerine yemin ediyorum; 59 yaşındayım, Mersinliyim, bugüne kadar beni tanıyanlar çok iyi bilirler ki, hayatımda asla yalan söylemem, dostlarıma asla ihanet etmem, kapı arkasından dolanmak neymiş bilmem. Bir iş başarılacaksa çalışarak, sebat edilerek yapılacağından yanayım. Ben Mersin İl Başkanı olarak, İl Sekreterimiz Üzeyir Güleç Bey’in bizi bu şekilde yönlendirmesi sebebiyle evrakı götürüp Mersin İl Seçim Kuruluna teslim etmedim. Çünkü kafamda böyle bir yönlendirme vardı ve genel merkezin büyükşehir belediye başkan adaylarının müracaatlarını kabul edeceğini bildirmesi, Burhanettin Bey’in evrakını Ankara’ya götürüp vermesi, genel merkezin evrakların il seçim kuruluna verilmesinden bir hafta önce beni arayarak ‘Eksik evrak tespitinde bulunduk. Gönderirseniz işlem tamamlayacağız’ demesi sebebiyle ve Üzeyir Bey’in ‘Gördünüz mü başkanım, olaylar böyle’ demesiyle evrakı ben vermedim. Bunun adı kumpas ise ben kumpas yaptım” dedi. “Tek hatam, Mersin İYİ Parti İl Başkanı olarak bunu bilmek zorundaydım” diyen Koca, “80 ilde olmamış, bir tek benim ilimde olmuş. Bunun vebali var. Genel Başkanım ve İYİ Parti’ye gönül vermiş herkes ve Mersin’deki herkes benden bunu bekler. Ben de kendimden bunu beklerdim. Bu işlem tamamlansaydı biz bu konuşmaları yapmayacaktık. Ama bir ekipsiniz, siz her yere yetişemiyorsunuz ve çeşitli konularla ilgili size, gelen evrakları okuyup, yorumlayıp size yol gösterecek arkadaşlarınız var. Ben, İl Sekreterim Üzeyir Güleç ağabeyime sonsuz güvenim sebebiyle bu duruma düştüm. Üzeyir Bey, 40 yıl bir bankada görev yapmış, bürokrasinin kurallarını bilen, 8 yıl Milliyetçi Hareket Partisi’nde il sekreterliği görevinde bulunmuş, siyasi tecrübesi olan bir ağabeyim. Hatam benim, kabul ediyorum ama hangi yoldan yanıldığımı, kime güvendiğimi anlatmaya çalışıyorum. Üzeyir Bey, 20 Şubat’ta gazetelere verdiği demeçte, ‘Bu, her ne kadar Genel Başkanımızın kumpas olarak nitelendirdiği bir olay gibi görülüyorsa da gelen bir talimatın yanlış yorumlanmasıdır’ diyor. Bu olayın özeti budur. Hatam, kusurum, eksiğim, kumpasım varsa budur” diye konuştu. Kocamaz’ın evrakının ve başvuruya dair yetki belgesinin geldiğini söylemeyen il sekreteri hakkında niçin suç duyurusunda bulunmadığını da soran Koca, “Bir evrakın aslını dosyaya koyup evrakları yok etmesi, Burhanettin Bey’in önünde evrakı gönderen Genel Başkan Yardımcısının sorgulamasıyla ortaya çıkıyor, Üzeyir Güleç halen il binasında Burhanettin Bey ile pozlar veriyor, yemeklere gidiyor. Soruyorum şimdi; genel merkez adına buraya gelip soruşturma yapan ve bizim olayın kara kutusu olan Üzeyir Bey’i tespit eden Hasan Seymen, genel merkez adına Üzeyir Güleç hakkında da niçin suç duyurusunda bulunmazsınız? Burhanettin Kocamaz’a Soruyorum kendisinin belediye başkanlığı müracaatını yapacak kişinin adına gelen bir yetki belgesi varken, yetki belgesinin arkasında da kendi evrakları varken, bunları ilgilisine vermeyen, il başkanına vermeyen, herhangi bir kişiye sorup doğruyu öğrenmeyen, evrakı dosyaya takıp kendi evraklarını yok eden bir Üzeyir Güleç’i niçin mahkemeye verip de hakkında suç duyurusunda bulunmazsınız? Hamit Tuna’yı vermediniz mahkemeye, Üzeyir Güleç’i vermediniz mahkemeye bir kurban aradınız, beni mi buldunuz” ifadelerini kullandı. Koca son olarak şu ifadeleri kullandı: “20 yıl Tarsus belediye başkanlığı yapmış, 5 yıl Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış, siyasi hayatı 50 yıla ulaşmış bir insan, her sene kurbanlar keserek götürüp kendi müracaatını il seçim kuruluna veren bir insan, neden bu sefer 24 saat yanında gezen il başkanına sormadı. Televizyonlarda, ‘Birkaç kez sordum, merak etmeyin başkanım dedi’ diyor. Ben hayatta yemin etmem. Kutsal bildiğim he şeyin, iki evladım var üzerine yemin ederim ki, bir günden bir güne Burhanettin Kocamaz bana, ‘Benim evrakımı verelim başkanım’ dese, olay ortaya çıkacak. Ben ‘Sizin evrakınızı Ankara verecek’ diyeceğim. Bir telefonla da öğreneceğiz ve yanlışımızı düzelteceğiz. Yemin ediyorum size, yalnız kaldığımız ve aylarca gezdiğimiz ortamların hiç birisinde Burhanettin Kocamaz, ‘Benim evrakı ne zaman vereceğiz başkanım? Görüyorsun Hamut Tuna böyle söylüyor, Orhan Galip hakkında iddialar var. Gidelim şu evrakımı verelim’ dese, biz bütün ilçeleri toplayıp davul zurna eşliğinde vermezsek namerdim. Bu benim şerefim, bu benim onurum. Niçin, saat 17.00’ye kadar aylarca beraber gezen il başkanınıza ‘Benim evrakımı verelim’ demediniz? Niçin saat 5’ten sonra kendi evraklarınızı gönderdiniz ve saat 17.26’da verdirdiniz? Bir il sekreteri hayatında bir hata yapıyor, belediye başkanımız saat 17.00’ye kadar bana ‘evrakımızı verelim’ demiyor, saat 17.00’den sonra evraklarını toparlayıp il seçim kuruluna gönderiyor, kendi avukatının talimatıyla evrak veriyoruz ve kumpas yaptığımın özeti budur”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz